Aziz Dostum

Araya girince birkaç peri Unuttum mu sandın seni Ama bak açmadık arayı Döndüm dolaştım yalanmış alayı Aziz dostum dinlemedim seni Aklımı çeldi yine biri Ben seni artık yok bilmiştim Meğer farketmemişim O hengame içinde Sen hep yanımdaymışsın Bu çark-ı felek içinde…

Ne Olur?

Bir daha duymasam O bayram yeri sesini O zarif tebessümü Cenneti aratmayan gözleri Görmesem ne olur Aynı mekanda bulunmanın hazzını Aynı şeyleri sevmenin sevincini Aynı fikirde olmanın gururunu Karşılaşınca dolan huzuru Duymasam sanki ne olur Dönmesen bana geri Bakmasan eskisi gibi Bir daha görmesem seni ne olur Sevgili, gitme ne…

Aşkın Erdemi

Ne büyük erdem sevmek Seni sevmeyen nazlı bir ceylanı Sen düşünemezken yaşarsın Onsuz hayatı Onunsa bozulmaz Sana bakarken rahatı Ne büyük erdem sevmek Senin için atmayan bir kalbi Düşüncelerin bunalttığı bir seher vakti Yine onu düşleyip atarken kalbin Ne büyük erdem sevmek Sana iç çekerek bakmayan gözleri Sen hep onla…

Umutsuz Sevda

Çekilmez oldu hayat telaşesi Anlayınca benim olmayacak O şen sesi Bahar kaybetti neşesini Aramak manasız artık Şarkılarda hasretini Bu kaçıncı sevda kalem tutturan Ama bu fikir hep aynı hicran Bir umuttu yaşatan beni Onu bari bıraksaydın ey sevgili…

Uçurum

Kalmadı nazarımda gecelerin mahiyeti Bu can böyle işkence görmedi İki yanım iki uçurum Biri ağzından çıkan bir hece Öteki sensiz geçen her gece…

Renklerin Yıkımı

Sen beyaz giyince Kaybediyor bulutlar rahmetini Sen mavi giyince Kaybediyor deniz, sahile vuran sesini Sen kırmızı giyince Gül andırmıyor eskisi kadar seni Ben seni görünce Kaybediyor renkler ferini Kaybediyor tüm olaylar vehametini Ben kaybediyorum kendimi…